Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinin başkenti olan Kalküta hakkında bilmeniz gerekenler

Çökmekte olan büyük binaları ile öyle görünmeyebilir, ancak Doğu Hindistan’daki Batı Bengal eyaletinin başkenti olan Kalküta, Hindistan’ın en genç şehirlerinden biri. Bir liman şehri ve 1772’den 1911’e kadar İngiliz Hindistan’ın başkenti olarak Kalküta, Hindistan, Çin, Orta Doğu ve Avrupa’nın her yerinden gelen göçmenleri kendisine çekti. Zenginlik ve refah ile eşleşecek mimari ve Bengal Rönesansı olarak bilinen kültürel ve entelektüel uyanış 19. yüzyılın ikinci yarısında şehre geldi. 1911’de, imparatorluğun alacakaranlığında ve Hindistan’da artan milliyetçi duygular karşısında, İngilizler başkenti Yeni Delhi‘ye taşıdılar ve Kalküta’nın da saygınlığı azalmaya başladı.

Şehrin yeni olan tarihi, bölünme sonucu haraplaşma, yoksulluk, ekonomik yanlış yönetim ve beyin göçü ile sık sık bir trajedi olarak tanımlandı. On yıllardır Kalküta’ya önce ailesinin yanında kalan bir çocuk, sonra bir yetişkin olarak geliyorum ve şehir bana her zaman neredeyse yıkılmak üzere olan kaotik bir şehir gibi geldi. Ama şehir karakterine sadık kalıyor ve dayanıyor: kültürel olarak canlı ve gururla kozmopolit.

Kışın ziyaret edin

Hava Kuzey Hindistan’da en iyi kurak kış aylarında yani Aralık-Şubat arası oluyor. Bu mevsimde gündüzleri sıcaklıklar 21 derece, geceleri ise 10 derece civarında. Sabah erken saatlerinde kalın giyinin ve öğlen yavaş yavaş soyunun. Ama kışın yağmur yağmadığı zamanlarda çiftçilerin anız yakmasından dolayı zaten kötü olan hava kalitesinin daha da kalitesizleşmesine hazır olun. Maskeniz olsa iyi olur.

Ya da Durga Puja esnasında gelin

Kalküta Durga Puja esnasında ışıklarını yakıyor! Durga Puja Bengalli Hindular’ın koruyucu tanrıçasını onurlandıran beş günlük bir festival. Bengaliler onu Ma Durga veya Anne Durga olarak anıyor. Aileleri güzel giysileri giyinip, birbirlerine armağanlar veriyor ve genellikle mahalle dernekleri tarafından kurulan pandal denilen tapınakları ziyaret ediyor. Pandallar ayrıntılara önem verilerek yapılan tapınaklar ve insanlar en güzellerini ziyaret edebilmek için şehre geliyor. Her sınıftan Kalkütalılar için yılın festival zamanı olan bu dönemde festivalin son gününde kutlanan Sindoor Khela‘da transeksüel kadın ve dulları normalde ayrı tutan ayrımcılığa karşı duran bir kampanya da yürütülüyor. Sindoor Khela’da evli kadınlar bekar kadınlara sindoor denilen kırmızı bir boya sürerek onların talihlerini açtıklarına inanıyorlar. Bu gelenekte yıllardır dullar, transeksüel kadınlar, eşcinsel kadınlar ayrı tutuluyordu. Zamanlama yıldan yıla değişiyor, ancak Durga Puja genellikle Eylül sonu ve Kasım ayları arasında gerçekleşiyor.

Tanrıça Durga Bengalliler için önemli.

Merkezde kalın

Kalacak yeriniz merkezde olsun. Kalküta büyük, yayılan bir şehir. Ulaşımı da göz önünde bulundurarak en iyisi şehir merkezinde (şehrin en büyük parkı olan Maidan‘ın doğusunda) konaklamak. New Market alışveriş kompleksine yakın olan Sudder Sokağı, sırt çantalılar için bir merkez konumunda. Sakin bir yer arıyorsanız burayı görmezden gelin.

Şehrin kalbinde yer alan Maidan Parkı’nda her daim kriketçiler görmek mümkün.

Mahallenizi tanıyın

Bengalliler, kentin mahallelerine para diyor ve para’lar İngilizler’in 1690’da bazı köylere kurduğu ticaret merkezlerine dayanıyor. Para’lar bazen kast ya da mesleğe dayanıyordu; örneğin, çömlekçiler için Kumartuli, ayakkabıcılar için Muchipara ve terziler için Darjipara kurulmuştu. Kumartuli gibi bazı mahalleler hala isimlerini aldıkları işletmelere ev sahipliği yapmakta. Ayrıca Kalküta’nın para’ları, Bengal takviminde bulunan dini bayramları düzenlemekten sorumludurlar.

Kumartuli mahallesi (parası) heykeltraşların evi konumunda.

Yerleri öğrenin

Kalküta’nın sokakları çoğu zaman pek çok isimle anılır ve sokak levhaları azdır. Kalküta’yı üç bölüme ayırdığınızı düşünün: şehir merkezi, Kuzey Kalküta, Güney Kalküta. Şehrin genişleyen eski kısmı olan Kuzey Kalküta kalabalık ve bu kısımda Bengalliler ikamet ediyor. Küçük dar sokaklarla doludur ve beş sokağın kesişiminde bulunan Shyambazar pazarı burada vakit geçirmek isteyenler için iyi bir başlangıç noktası sayılabilir. Merkez Kalküta’da kendinizi Maidan Parkı etrafına yönlendirin ve güney sınırında yer alan büyük bir meydanı olan şehrin büyük işlerinin döndüğü Chowringhee’e uğrayın. Park sokağı Kalküta’nın en ünlü restoranlarına ve barlarına ev sahipliği yapıyor. Şehir merkezinin kuzey ucunda bulunan New Market kompleksi, çiçeklerden bakkaliyeye, el sanatlarından oyuncaklara kadar her şeyi satın alabileceğiniz bir sömürge dönemi alışveriş merkezi.

Ulaşımda stratejik olun

Kalküta’nın metro sistemi (Hindistan’ın ilkidir ve 1984’te açılmıştır) temiz, güvenilir ve kullanımı kolaydır. Kuzey Kalküta’ya ve şehrin iş merkezlerine ulaşmanın en iyi yolu metroyu kullanmak. Metro istasyonlarına ulaşmak için rikşa da denilen Asya’ya özgü çekçeklerden tutun. Bu arada Kalküta’da dünyada sadece birkaç şehirde kullanılan el ile çekilen çekçekler hala kullanımda. Kalküta’nın sarı taksileri eskidir ve taksimetreleri çalışmaz, bu yüzden taksiye biner binmez fiyat için anlaşma yapmanız gerekir. Kalküta’nın merkezinde Maidan’ın güneyi de dahil en hızlı ulaşım yolu yürümektir. Eğer kaybolursanız oranın sakinleri size yol tarif etmekten memnuniyet duyar. Otobüsler ve tramvaylar günün neredeyse her saatinde kalabalık oluyor ve otobüsler rotaları tam belli olmuyor ayrıca çoğu zaman da trafikte sıkışıyorlar.

Bengal mutfağına dalın

Yöresel mutfak acı ve tatlı lezzetleri birleştirmesi, yaygın hardal ve haşhaş tohumu kullanımı ve tatlı su balıkları ile sebze körileriyle tanınır. Batı ülkelerindeki Hint mutfağından ya da Kuzey Hindistan’da yenen kremalı, eti yemeklerden çok farklı bir mutfakları var. Bhojohori Manna, Bengal ev yemekleri yapan restoranların en popülerlerinden, balık kızartmaları bağımlılık yaratacak türden. Menüleri geniş ama her şeyi denemek için thali sipariş edin. Bengalliler taze balıklara bayılıyor ama kılçıklarıyla servis ediyorlar bu yüzden ellerinizle yemeli ve kılçıkları ayıklamalısınız. Bu durum acemiler için zorlayıcı olabilir. Yemesi daha kolay bir şeyle başlamak istiyorsanız, Bhojohori Manna’nın zengin hindistancevizi sütü bazlı bir karides yemeği olan körili chingri malai yemeğini deneyin. Bhowanipore mahallesinin ana alışveriş merkezlerinde klasik Bengal körili yemekleri de servis edilmekte.

Nizam’s’da kati roll yiyin

Orijinal kati roll yemek için Nizam’s’a gidin. Kati roll dürüme benziyor ve genellikle içerisinde yumurta, tavuk eti, kişniş turşusu bulunuyor. Yapılan yere göre malzemeler değişiklik gösterebilir. Nizam’s son zamanlarda sığır eti servis etmeyi durdurdu çünkü bunun için bir kampanya düzenleyen sağcı Hindular sığır tüccarlarına saldırdılar. Tavuk ve koyun etinden yapılan kati roll de çok lezzetli. Kati roll bir kağıda sarılarak servis ediliyor ve yolda yürürken yemek için harika bir seçenek.

Nizam’s kati roll’ü icat eden yer olduğunu iddia ediyor.

3 dil konuşuluyor

Yerel insanlar genelde Bengalce, Hintçe karışımı bir dil kullanıyor. Göçmenlerin etkisiyle Hintçe pek çok yerde kullanılır durumda. Bu yüzden hintçe biz sözlük taşımanız faydalı olabilir. İngilizce on yıllardır burada sıcak bir konu durumunda. Milliyetçilin gereği olarak, 1980’lerde devleti yöneten Marksist hükümet, ilkokullarda İngilizce yerine Bengalce’yi vurguladı ama son yıllarda İngilizce geri dönüş yapmaya çalışıyor. İnsanlar sizinle İngilizce pratiği yapmaya istekli olacaktır.

Ghat yaşamını görün

Kalküta’da sokak yaşamı Hooghly nehrinde yer alan ghat’ların bentlerine doğru yayılıyor. Ghat’lar Hindistan’da nehir kenarlarına inen merdivenlere verilen isim. Ghat’lar her ihtiyacı karşılayacak nitelikte. Çiçeklerden ıvır-zıvır alışverişine, oyuncaklardan sosyalleşmeye pek çok şey ghat’larda yapılınabiliyor. Genç yetişkinler Prinsep Ghat’ta toplanıyorlar, Vidyasagar Köprüsü’nün gölgesindeki Neoklasik kemerde selfie çekiyorlar. Mullick Ghat, sabahın erken saatlerinde, satıcıların stoklarını günlük olarak yeniledikleri canlı bir çiçek pazarına sahiptir.

Hamamcılar ve ibadetçiler Kalighat tapınağının yakınındaki ghat üzerinde toplanıyorlar.

Kuzey Kalküta’yı keşfedin

Şehrin güney bölgesi, alışveriş merkezleri, devremülkler ve hatta yapılmakta olan Trump Tower ile daha zengin ve gelişmiş durumda. Güney Kalküta bugün paranın olduğu yer ancak Shyambazar ve Jorashanko gibi yerler de dahil olmak üzere Kuzey Kalküta olarak bilinen bölge, paranın yüzyıl önce olduğu yer. Kuzey Kalküta’nın dar sokakları dağınık ama güzel Victoria mimarisiyle dolu. Şairlerin evi ve Nobel ödüllü Rabindranath Tagore gibi daha iyi korunan sömürge konaklarını ziyaret etmek bilet fiyatına değmiyor. Bunun yerine, Kuzey Kalküta’nın sokaklarında dolaşın ve koşuşturma ortasında gizli mimari harikaları hayranlıkla izleyin.

Shyambazar’da eski ve yeni yapılar.

Bengal tatlılarını deneyin

Bengalliler tatlıya düşkünlükleriyle tanınırlar (haberiniz olsun Bengal tatlıları çok ama çok tatlı olabilir). Sandesh, çeşitli şekil, boyut ve renklerde yapılan süt bazlı bir şekerlemedir. Palmiye özünden yapılmış şeker ile tatlandırılmış karamel renkli nolen gur’u deneyin. Kaşar peyniri ve undan yapılan ve şerbetlenerek servis edilen ladikeni’yi denemeyi unutmayın. Bu tatlı kemalpaşa tatlısına çok benzeyen gulab jamun tatlısının bir çeşidi ve adını bu tatlıyı çok sevdiğini söyleyen İngiliz valinin eşi Lady Canning’den alıyor. Kalküta’nın her yerinde tatlıcı dükkanları var ve en iyisi de şiddetli tartışma konusu. Safran ve antep fıstığıyla muhteşem gulab jamun yapan Kuzey Kalküta’daki Ghosh & Co’ya uğrayın. Şuruba batırılmış süzme peynirli bir hamur tatlısı olan rossogulla’yı kendilerinin icat ettiklerini iddia eden K.C. Das da sizin için bir seçenek olabilir. Kalküta’da birkaç şubeye sahip bir zincir olan Ballaram Mullick, harika sandesh ve mishti doi (palmiye özlü şeker ile tatlandırılmış yoğurt) sunmakta.

Süt bazlı bir tatlı olan sandesh.

Bengalli olmayan tatlıları da deneyin

New Market alışveriş kompleksinin içindeki Nahoum & Sons, kentin en son Yahudi fırını ve yaptıkları challah ekmeği, meyveli kek, makaron ve diğer benzeri ürünleri Kalkütalılar’ın birinin evine giderken götürdükleri popüler hediyelerden. Nahoum & Sons, 1902 yılında Bağdatlı bir Yahudi olan Nahoum Israel Mordecai tarafından kuruldu ve bir asırdan fazla bir süredir orijinal dekor değişmeden hizmet veriyor. Kentte Britanya Hindistanı döneminde genellikle Bağdat’tan ama daha sonra Burma, Avrupa ve Amerika’dan gelen Yahudilerin mirası oluştu. Rakamları, II. Dünya Savaşı sırasında 5.000’de zirveye ulaştı ancak Hindistan’ın 1947’de Britanya’dan bağımsızlığını ilanından sonra, Kalküta’nın Yahudi nüfusunun çoğu İngiltere, ABD, Avustralya veya yeni kurulan İsrail’e göç etti. Şimdi şehirde sadece 20 kadar Yahudi kaldı.

Nahoum & Sons’taki bazı tatlılar.

Çin yemeklerini unutmayın

Kalküta’nın bir zamanlar, 18. yüzyıl sonlarında gelmeye başlayan, önce Kalküta’nın şeker değirmenlerinde, ardından İngiliz idaresinde gelişen limanda veya deri işinde çalışan Çinli göçmenler sayesinde canlı bir Chinatown’ı vardı. Kalküta’daki Çin nüfusu Batı’daki fırsatlara göz diktiği için azalırken; Çin yemeklerini Hint baharatları ve pişirme yöntemleri ile birleştiren melez mutfak ülke genelindeki popülaritesini korumaya devam ediyor. Kalkütalılar tatlı ve baharatlı biberli tavuk, Hakka eriştesi (Kalküta’nın Çinli göçmenlerinin büyük bir kısmını oluşturan etnik gruptan adını almıştır) adı verilen kızarmış erişte ve sebzelerle yapılan yemeğe bayılıyorlar. Kalküta’nın tarihi Çin mahallesinde bulunmayabilir ancak Eau Chew, birçok Hint yemeğinde kullanılan soğan, zencefil, sarımsak, Hint baharatları ve yağından yapılan ‘Schezwan sosunu’ icat ettiğini iddia eden, aile işletmesi bir restoran. Daha geniş bir örnekleme için, Kalküta’nın iş merkezleri bölgesinde bulunan Tung Fong’u deneyebilirsiniz. Burada Çin ve Hint-Çin yemekleri servis ediliyor.

Milli meşgaleye katılın

Adda’yı tercüme etmek zor: “saçmalık”tan canlı bir entelektüel tartışmaya kadar her şey anlamına gelebilir. Bengal’de bu eğlence bir sanat biçimine dönüştürüldü. Sokak köşelerinde, kafelerde, restoranlarda kısaca gittiğiniz her yerde sohbet eden insan grupları (çoğu zaman sadece erkekler) göreceksiniz. College Street Coffee House, Kalküta’nın kutsal adda mekanıdır. Prestijli Başkanlık Koleji karşısında, uzun zamandan beri kentin sanatçıları, aydınları ve film yapımcıları için bir buluşma yeri durumunda. Bugün, bir sonraki Rabindranath Tagore (Hindistan’ın ilk Nobel ödülü alan kişisi) veya Satyajit Ray (Oscar ödüllü film yapımcısı) olmayı hedefleyen öğrencilerle dolu.

Grafitileri ve Batı Bengal tarihini anlayın

Binalara spreyle boyanmış çekiç ve orak görürseniz şaşırmayın. 1977’den 2011’e kadar Batı Bengal, dünyanın en uzun süre hizmet veren demokratik olarak seçilmiş Komünist hükümeti tarafından yönetildi. Kırsal kesimdeki fakirlerin oyları sayesinde hüküm süren Komünistler Kalküta’da izlerini bıraktılar ve bunun sonucu olarak büyük bulvarların isimlerini değiştirerek Lenin ve Marx yaptılar. Bazı Bengalliler Kalküta’nın ekonomik olarak Hindistan’daki diğer şehirlerin arkasına düşmesinin sorumlusu olarak sol görüşü suçluyor; şirket karşıtı tutum sermayenin Mumbai, Delhi veya yurtdışına kaçmasına sebep oldu. Hindistan Komünist Partisi artık iktidarda değil, fakat sol eğilimli siyaset burada varlığını sürdürüyor.

Politikadan konuşmaya hazır olun

Protesto kültürü burada canlı ve iyi durumda, mitingler ve yürüyüşler çok sık yapılıyor. Yerel yönetim, küresel işletmeleri çekmek için adımlar atıyor, ancak ekonomik gelişme burada oldukça tartışmalı bir konu ve çokuluslu şirketler her zaman memnuniyetle karşılanmamaktadır. Politika konuşmak burada bir spor gibidir ve yabancılar yerel, ulusal veya küresel öneme sahip herhangi bir konu hakkındaki görüşlerinizi sormakta tereddüt etmeyeceklerdir. Sadece bu altın kuralın geçerli olduğunu hatırlayın: Kalkütalılar şehirlerini kolayca eleştirecekler, yabancılardan gelen eleştirileri ise takdir etmeyeceklerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir