Ladakh’ta Budist kültürüne giriş

Browse By

sdds
sdsdsds

Leh, Ladakh’a Himalayalar’a iniş yaptıktan sonra farkettiğim ilk şey, atmosferin açıklığıydı. 3,500 metrelik bir rakımda, hava çok incedir ve derin bir nefes çekmede sorun yaşadım. Fakat parlak mavi gökyüzü, temiz hava ve kristal benzeri netlik, yaratıldığından daha fazlasıydı. Fark ettiğim ikinci şey ise Tibet Budizmi’nin Ladakh kültürü üzerindeki etkisi oldu: Budist Tapınakları, dua bayrakları, chorten ve stupalar her yerde görülüyor ve  yıllık Budist Festivali, Hemis Festivali ünlüdür. Tibet Budizmi, 13. yüzyıldan bu yana Ladakh kültürü üzerinde güçlü bir nüfuza sahipti ve Mesih istilacıları yerlerine girmeye başladılar ve yöre halkı Tibet ile hizalanmayı seçti. Aslında, bölgeye bazen “Küçük Tibet” denir.

Ladakh Hindistan’ın en kuzeyinde, Jammu ve Kashmir eyaletlerinin parçası olarak, Pakistan ve Çin sınırında yer alıyor.  Himalaya Dağları Ladakh’ın içinden geçtiği için yağmur bulutları dağı aşamıyor ve yüksek rakımlı çöller oluşuyor.  Sert, çorak ve güzel bir yer; yazın hava sıcakken ve kar yokken Himalayalar’da trekking yapmak için en güzel yerlerden biri. Eylül’de turist sezonunun sonunda oradaydım, hava idealdi; sıcak, açık ve güneşli.

BENZER YAZI:  Hindistan'ın hiç duymadığınız muhteşem tapınakları

Başkent Leh, açık mavi gökyüzüne karşı aşınmış sağlam çizgilere sahip başı karlı kaplı dağlarla çevrili. Kayalık mostralara inşa edilmiş ortaçağ Tibet mimarisinin engin güzelliği, 16. yüzyıldan kalma Leh Sarayı ile şehrin tam merkezinde başlıyor.  Lhasa’nın Potala Sarayı’ndan ilham alınarak yapılan bu saray daha küçük olsa da, taş, ahşap, çamur ve kumdan yapılmış ve ahşap balkonlara sahip. Her ne kadar harap bir halde olsa da, tepedeki manzara, eski Tibet thangka resimleri koleksiyonu ve mistik cazibesi için ziyaret etmeye değer.

Leh Sarayı.

Leh’den ilk yolculuğumda, Thiksey Manastırı’na ulaşmak için Indus Nehri üzerindeki dua bayraklı asma köprüden,  çökmekte olan beyaz stupalarla ve iri yarı sığırlarla dolu düz bir plato boyunca ilerledim. Ladakh’da ve Leh çevresinde çok sayıda Budist manastırı var ama Thiksey bunların en etkileyicilerinden biri. Tepenin kenarında beyaz blok taşlarla inşa edilmiş süslü stupalarla, yanmış turuncu renklerle, oyma ahşap motiflerle heyecan verici bir yer. Çağrıştırıcı manzara  gerçekten sanki dünyanın çatısı, gençken ve az seyahat ederken bir zamanların Shangri-la’sı gibi gizemli ve uzak görünen Tibet’teymişim gibi hissettirdi.

Thiksey Budist manastırı.

Ziyaretçilerin manastırda kamusal alanları gezmeye izni var. Tibet Budizminin dini başı olan Dalai Lama’dan tanıdığımız cübbeler içinde olan ve derme çatma dükkandan şeker alan genç keşişler gördük. Ana dua salonun içinde keşişler yarı karanlıkta ziller, davullar ve kabukların aralıklı sesleriyle zikrederken ben de arka tarafa oturdum. Salonun her santimi, renkli dekorasyonlar, boyalı duvar resimleri, ipek asmalar, thangka resimleri, dua bayrakları ve altın bir çerçevede Dalai Lama’nın fotoğrafıyla doluydu.  Atmosfer yüzünden tamamen kendimden geçtim ve bu favori seyahat anımı asla unutmayacağım.

BENZER YAZI:  Asya'daki benzersiz ve eğlenceli festivaller

World Expeditions’ın bu videosuyla Ladakh’a bir göz atabilirsiniz.

Kaynak

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir