Fas’ın yeni gözdesi Fez

Lüks otelleri, gece kulüpleri ve egzotikliği ile Marakeş, on yıldan fazladır, herkesin Fas‘taki liste başı destinasyonuydu. Marakeş’in 380 kilometre kuzeydoğusundaki Fez ise çoğunlukla sonradan akla gelirdi. Oraya gidenler orta çağdan kalma medina’sını (yani eski kent bölümünü) öve öve bitiremezlerdi. Burası hâlâ arabalara yasak, hâlâ tam bir Fas şehri. Yine de birkaç üst düzey oteliyle muhafazakar Fez, yol üzerinde kısa bir durak olmaktan öteye gidemedi.

Şimdi işler değişiyor. 15 sene önce Marakeş’te olduğu gibi Fez, sessiz sedasız sofistike bir görünüm kazanıyor. Yabancılar ve yerliler tarafından n’acfların (geleneksel Fas evleri) yenilenmesiyle başlayan süreç; otel, restoran ve galerilerin çoğalmasıyla devam etti. Şimdilik aşırı bir gelişme yok. Bunun devam edip etmeyeceğini -özellikle de 2,5 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanının açılışıyla birlikte- hiç kimse bilmiyor. Öğrenmek için fazla beklemeyin. Uluslararası bir eğlence merkezi haline gelmeden önceki Marakeş’e aşık olanlar için, Fez’e gitmenin tam sırası. En büyük sır, H otel Sahrai (hotelsahrai.com). Altı ay önce Fez doğumlu iş adamı Anis Sefrioui tarafından açılan otel, medina ile Fransız yapımı ville nouvelle (yeni kent) arasında bir tepede kurulu. Çoğu L şeklinde bir havuza bakan 50 modern odayı, Christophe Pillet tasarladı. Çatı katındaki barı, kısa zamanda şehirdeki en havalı yer haline geldi. Givenchy Spa‘sı ise apaydınlık ve karmaşık “müşrefiye” kafes süslemeleriyle dolu. Medina’nın yoğun, zamanda kaybolmuş gibi görünen ambiyansını deneyimlemek için bir-iki gece geçirmeye değer. Andalous mahallesinde yer alan ve gösterişli bir revonasyon ile hayata döndürülen 17. yüzyıldan kalma Karawan Riad (karawanriad.com) tam kalınacak yer. Yedi geniş süiti geleneksel riad otellerine modern bir alternatif; alışılmış fayans ve açık renk tadelakt alçı yerine kumtaşmdan duvarlar ve doğal renkler tercih edilmiş. Güney duvarının dışındaki Bab Ziat kapısındaki Palais Faraj (palaisfaraj.com), yerel girişimci Driss Faceh‘in güçlü öngörüsünün eseri. Fez’in gözde mekanlar arasında yer almak üzere olduğunu gören Faceh, Fas kraliyet ailesinin favori mimarı Jean-Baptiste Barian’ı, 19. yüzyıldan kalma terkedilmiş sarayı baştan yaratması için görevlendirmiş. Geniş odaları, karmaşık zellij mozaikleri ve boyalı sedir ahşabından tavanlarıyla Marakeş’in efsanevi La Mamounia otelini anımsatıyor.

BENZER YAZI:  2015'te Nereye Gitmeli?

Bir avuç yabancı sayesinde Fez gittikçe ilginç bir yer haline geliyor. Almanya doğumlu olmasına rağmen, uzun zamandır Paris’te yaşayan moda yazarı Ute Schrader, iki sene önce ajansını kapatarak 9. yüzyıldan kalma Kairaouine Camii‘ne birkaç adım uzakta bir ev satın aldı. Çok hoş şekilde restore ettirdiği bu evi, Faslı ve uluslararası sanatçıların eserlerini sergilemek için bir galeri olarak kullanıyor. Marakeş’teki Galerie 127 ile birlikte başlattığı ilk sergi, modern Kuzey Afrika fotoğrafçılığı üzerineydi. Schrader, “Genç yeteneklere kucak açmak ve Marakeş’in sahip olduğu enerjinin aynısını Fez’e getirmek istedim” diyor.

Mutfak tarafında ise Restaurant No. 7 (restaurantnumero7.com), tanınmış misafir şeflerle hazırladığı menüleriyle Fez’e yeni bir konsept getiriyor. Siyah-beyaz döşeli etkileyici odaları, İngiliz yemek yazarı Tara Stevens ile Yves Saint Laurent‘in Marakeş’teki Majorelle Bahçeleri‘nin yaratıcısı Stephen Di Renza‘nın fikri.

BENZER YAZI:  Yeni Kentli Otel: Ham Yard Hotel Londra

Sabit menülerinde Fas etkisi yoğun, ancak burası tajin ve kuskus servis eden yerlerden değil. San Sebastiân‘ın ekol haline gelmiş restoranlarından Mugaritz‘in eski şefi Analiese Gregory, geçenlerde burada yeşil harissa suyunda zeytinyağlı somon buğulama gibi yemekler hazırladı. Paris Popup‘ın kurucuları ve eski Fransız şefler Harry Cummins ve Laura Vidal ise 31 Ocak’a kadar mutfakta olacak.

Stevens, Fez’in canlanmasında Mike Richardson‘ın da büyük rolü olduğunu söylüyor. Londra‘daki Wolseley‘in baş garsonu Richardson, 2007’de Fez’de Cafe Clock‘u (cafeclock.com) açtı ve kent sakinleri ile turistlerin hep beraber zaman geçirebileceği bir yer yarattı. Kafe, sade salatalar ve deve etinden hamburgerler servis ederek başladı ama okumalar ve film gösterimleri kadar Arapça ve kaligrafi derslerinin de verildiği sosyal bir merkez haline geldi.

BENZER YAZI:  Hemen gitmek isteyeceğiniz 17 rengârenk şehir

“Fez, çok tabakalı ve çok yönlü bir yer” diye ekliyor Stevens. “Ne zaman ön kapıdan dışarı adım atsam yeni bir şey keşfediyorum. Burası değişimin eşiğinde bir yer ve bunun parçası olmak çok heyecan verici.”

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir